Jacob Frye – Metu Geex II – Anıtkabir #VLOG

 
Oyun: Assassin’s Creed : Syndicate
Karakter : Jacob Frye (genderbend)
Etkinlik : 27-28 Ocak 2020 – Metu Geex II 
ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi – Ankara
 
 

 
Oleeey yeni yazı hem vlog çekilmiş hem gezmeli tozmalı hem de güzel kostümlü 😀
 
Türkiye’nin tek kostüm blogu Nilüfer’in Koleksiyonu’na hoşgeldiniz… Bu yazıda Jacob’ı nasıl ürettiğimden, Anıtkabir ve ODTÜ gezilerimizden bahsedeceğim.
 
 
Syndicate için serideki en uzun konuşmalar olan en komik ana karaktere sahip oyun denilir. Normalde bileni bilir Assassin’s Creed oyunları bir karizmatik kasıntı karakterlere sahiptir ki lafı ağzından kerpetenle alırsınız. Hani gizlilik suikastçilik delikanlılığında susarlar. Fakat Jacob bu kalıbı kırıyor. Yakışıklı ve karizmatik bir Victorian şehir suikastçisi. Jacob Frye (1847- ölümü bilinmiyor); Ethan Frye ve Cecily Frye’ın evladı, Evie Frye’ın ikiz kardeşi ve Victoria Dönemi sırasında Londra’da faaliyet gösteren bir Usta Suikastçı’ydı.
 
 
 Bu yeleği Kahve festivalindeki kıyafetlerimiz için dikmiştim. Aynı kumaştan bir yaka ekledim. İlk halini görmek için buraya tıklayın.
 
 
Belime sardığım desenli büyük bir şal ve 3 tane kemer benim kendi koleksiyonumdan uydurdum. İçimdeki havalı yakaları olan gömlek de eşimin damatlığından 😀 Yıllardır ne projelerde kullandım uuuu 😀 Saati N11 den satan bir satıcıdan 50 TL ye aldım. Çok sevdim, harika bir parça.
 
 

 

 
 
Normalde birçok silahı vardı, fakat imkanlar hepsini hazırlamama yetmedi ama zaten hepsi ile rahat da edemezdim, oynayamazdım da hehe. Saklı bıçak (hidden blade) haricinde, baston kılıcı, pistolü, kama ve patlayıcı da bulundurmaktaydı. Ama en ünlü silahı muştalarıdır, bu serseri yakın kavgaya girmekten hiç çekinmiyor 😀 Çok eğleniyor.
Ben gizli bıçağımı @alakazancosplay den satın aldım. Kendisi zamanında İngiltere’den getirtmiş ve elinden çıkarmak istediği bir dönemde kaptım. 75 TL gibi çok da uygun bir fiyata verdi sağ olsun, iki yıl önce aldım. Oldukça sağlam PVC plastikten kalıptan çıkmış, çok detaylı boyanmış bir ürün. Biraz elden geçirdim. Neler yaptım? Cırt cırt bağların uçlarını yaktım, iplik veriyordu. Ayrıca kolumda sıkmasın rahat olsun diye lehim ile yeni delikler delerek cırt cırtları buralara taktım. Hiç sorun çıkmadı, oldukça memnunum. Alacaklara öneririm.
 
 
 
 
 
 
 
 
Botlar ve şapka da eski işlerden kalan koleksiyon parçaları~
 
YOLA ÇIKALIM !
 
 Sağ olsun Yaren Bey adının hakkını vererek yollarda yoldaşım oldu. Beraber günübirlik gezimizi planladık ve zorlu hava koşulları bizi hiç yavaşlatamadı. Blablacar ile Bolu merkezden kişi başı 25 TL ye 2 buçuk saatte Ankara’ya vardık. Şoförümüz Furkan Bey çok güzel kullandı, yanında bir yolcusu daha vardı onunla sohbet ettiler tatlı tatlı; bizi Anırkabir’in kapısına kadar bıraktı. 09.00’da açılıyor, 08.40’da vardık, kapıda bekleyenlerin peşinde sıraya girdik. Gitmemiş, kafayı bir çevirdik ki bizi indirdiği yerden neden girmiyoruz diye meraklı gözlerle bakıyor 😀 Bileğime işaret parmağımı vurarak saati var abi ondan diye işaret çaktım, gülümsedi selam çaktı gitti. Yolun, işin gücün rast gitsin ya tatlış insan 😀
 
 
Daha önce Anıtkabir’e geldiğimde hiç keyfim olmayan sıkıntılı bir zamandı ve çok da az vaktim olmuştu. Bu sefer güzelce ziyaret ettik, müzeye de uğrayıp hediyelik eşya standlarından bereket kaşığı aldık. Mutfağıma astım. Bileni bilir Asya antik kültürlerinin çoğunda ortak bir inanış olarak, gümüş kaşık eve bereket getiren bir objedir. Ben pek severim. Atatürk bulunan bir kaşığım olduğu için memnunum.
 
 
 
 
 

ODTÜ’DEYİZ !

 
Büyük onur bu üniversitenin arazisinde dolanmak vesselam *-* Daha önce de bir konferans için girmiş gezmiştim, bir de Metucon’lar için 2 kez daha girmiştim, toplam üç kez. Bu dördüncü ve en eğlencelisi oldu. 27-28 Ocak tarihlerinde gerçekleşti etkinlik, biz sadece 28 Ocak Salı günü katılabildik. Metrodan indik, okul arazisine girdik; etkinlik, servise bindiğinizde son durakta inip yokuş aşağı 50 m yürüyerek ulaşacağınız ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’ndeydi. Salonlarda bilgisayar firmaları, oyun firmaları, masa üstü oyun bölümü, bir başka koridorda FRP masaları (ki biz orada @oldschool ile çekim yaptık), bayan erkek giyinme bölümleri, craft destek masası ile büyük bir sahne vardı. Etrafta dolaşan bolca youtube yayıncısı ve oyun tasarımcısına rastlıyordunuz. Millet özçekim ve imza kapışıyordu. Pazartesi günü Kurukahveci Mehmet Efendi standı bile varmış, ben kahve tiryakisi, onu aradım durdum ama maalesef Salı günü gelmemişler.

 
 

Ankara gençliğinin sakin kafası ve gülümseyen yüzünü seviyorum. İstanbul çocuklarının stresi burada yok sanki, onlar da alınmasınlar ama bir İstanbul gencini karşınıza aldığınızda size epey heves kırıcı hayat pahalılığı ve sosyal baskı felaketlerinden bahsetmeye başlar etkinliğin ortasında… Fakat bir Ankara “bebesi” o anda ortamda neler yapabileceğine dahil olur ve eğlenmeyi amaçlar. Benim tuhaf bir tespitim. 😀 Bu çocukların suçu yok, omuzlarında çok baskı olması ile alakalı bir durum diye düşünüyorum. Biri anlatarak rahatlamaya çalışırken diğeri hobiden aldığı keyif ile stresinden kurtulmayı yeterli buluyor. Ki bu hobide böyle insanlar çok tatlış oluyor yiaaaa 😀 Hepimiz zordayız! Şu an ne yapabiliriz baksak ya!? ^^

Ahh bir diğer durum da yıllaaar yıllar evvel Ankara’da düzenlediğim bir iki etkinliğime gelmiş çocukların onları hatırlamamı beklemeleri konusudur ki tekrar özür dilerim bu imkansız :..D Benim beyin hücrelerim her yıl tanıştığım yeni yüzlerce insanı kaydedip hiç unutmayacak kadar kapasitede çalışmıyorlar ve ben bunu normal buluyorum gençler, lütfen siz de bulunuz 😀 Ama! Katıldığınız ve takip ettiğiniz için çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum sözlerinizle !

Güzeller güzeli kızlar “Sensee ben cosplay’i senden öğrendim, seni örnek aldım!” dediler insan içinde, kızardım, bozardım. Nerelere kaçsam, nasıl saklansam… x..D Teşekkür edip minicik sesimle sustum, sarıldım hep *w* Cansınız can! Hep daha iyi işlerde buluşalım, sevgi ve sanatla !! Ayh neyse etkinlik sohbetleri çok güzeldi özetle!

Muhteşem kostüm çalışmaları gördük, ki benim şahsen gidiş amacım buydu. Kaan’ın Perfect Cell çalışması ve Aslı Nilüfer’in Demon Hunter’ı favorilerimdi, nitekim yarışmada ilk iki sırayı aldılar (SAYFANIN BAŞINDAN VLOG İZLEYİNİZ). Ayrıca Bahamut’un muhteşem Süleyman Şih’i, Ceylin’in zarifliği, Shuiro’nun tatlışlığı, Kanchi, Valennia ve Leonidas’ın jüri karizması (OVER 9000!!), Dark Souls, Cyberpunk, John Wick, Overwatch yahu saya saya bitmez HEPİNİZİ ÇOK SEVDİM, MUHTEŞEMDİNİZ! Etkinlik görevlilerinden @mechanictenshi de (benim aşkımdır nitekim u.u) çok çalıştı, çok koştu; harikaydı her şey!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ODTÜ’de açık ara farkla en çok özlediğim yer Çatı restoranı abi ya :..D Muhteşem zengin açık büfe mutfağı ve kilo hesabı ile yemek satmaları ile tüm Türkiye üniversiteleri arasında en en harika yemekhanedir, nokta! O önümde gördüğünüz tepside nereden baksan 3 kişilik yemek vardı ve 25 TL ödedim şaka gibi 😀
 
 

Buradan sonraki fotoğraflar için OLD SCHOOL ‘a kocaman teşekkürler !!!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dilerim seneye görüşürüz!
Büyümesi için oradaydık 😉
Teşekkürler Metu Geex II

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s